Görünmez Kaza
Ray Üzerinde Devrilmek
Moda’ya doğru gider gibi dönüyorduk…
Derken, tramvay rayının üstünde motor birden sağa yatmaya başladı.
Düşeceğiz sandım; refleksle sol ayağımı yere uzattım. Motor toparlamaya çalıştı ama bu kez diğer tarafa devrildi. Ayağım açık kalmıştı.
Diz altı, om kemiği içeri çökmüş; o andan sonra ayağım her yöne dönebiliyordu.
Haydarpaşa’dan Ameliyathaneye
Taksiyle Haydarpaşa Numune Hastanesi’ne gittim.
Yanımda motorcu arkadaşı da vardı ama ne yapacak? Özür dilemek çözüm değildi, gitmesini istedim.
Polis raporu tutuldu, ben ayağımla baş başa kaldım. Film çekildi, doktor “Perşembe ameliyat” dedi. Günlerden pazartesiydi.

Özel Hastane, Özel Hesap
Sigortam vardı, bu yüzden İstanbul Cerrahi Hastanesi’ne geçtim. Poliçeyi verdik, baktılar, “Ameliyat” dediler.
Ama çıkarken fatura şok etti: 22.500 TL. Oysa alacağım motor sadece 6.000 TL idi, sigorta limiti maksimum 3–4 bin TL’ymiş.
Pazarlığa başladım:
“Poliçeye baktınız, neden uyarmadınız?”
İndirim yaptılar; sigorta parasını da alıp faturayı 12 bine bağladık.
Kaza çok düşük hızda, neredeyse durduğumuz yerde oldu. Arka lastik tramvay rayında patinaj yapınca devrildik.

O Kaza, Büyük Ders
Yaşadıklarım arasında fiziksel olarak belki en zararsız kaza ama sonuçları ağır oldu.
“Nasıl olsa bir şey olmaz” dediğim bir anda motor beni alt etti. Daha önce defalarca motoru kaybetmiş, gece hangi barda bıraktığımı bilmediğim için sabah taksiyle motor aramıştım… Ama bu başka bir hikâye.
Ameliyat sonrası 2 ay ayağıma basmadan geçirdim, ardından fizik tedaviye başladım. İyileşmeyi hızlandırmak için Compex cihazı aldım ve evde egzersizlere devam ettim. Sonuç: toparlanmam oldukça hızlandı.
İyileşir iyileşmez yeniden motora bindim; hatta bastonla fuara bile gittim!
İşin ironik tarafı: O gün başka bir kaza yaşasam belki bu kadar hasar almazdım. Çünkü o kadar tam korumalı gitmiştim — bot, kask, mont, dizlik — ama olan yine de oldu. Demek ki bazen kader korumanın da önüne geçebiliyor.
Tabii, Beverly 500’ü alamadım. Eski motorum hâlâ garajda, benim iyileşmemi bekliyordu.
Aldığım hasar ve ödediğim bedel biraz ağır oldu ama kalıcı değildi. Hayatımdaki tek değişiklik, o günden sonra hiç koşmamam oldu. Koşmaya teşebbüs bile etmedim.
Doktorum, “Bu hasardan sonra dizinde kireçlenme yaşayacaksın,” demişti. Bu yüzden sol ayağımı daha az kullanıyorum (!) yani zorlamıyorum. Bir sıkıntısı da yok, aklımda da yok.
VL1500’ün akıbeti ise bir sonraki hikâyede sonlanıyor.
