Efsane Hat 500T

minübüs

Ağlasak mı? Gülsek mi?

Ağlasak mı? Gülsek mi?

En unutamadığım günlerden biri ise hâlâ tam yerini bilmediğim, ama Hadımköy civarında olduğunu düşündüğüm bir futbol maçıydı.
Otobüs dolusu futbolcu ve taraftarla gittik.
O maç kavgasız biter mi? Asla bitmez.

Bitti — ama bizimkiler sopayı yedi.
Ben yine çocuktum tabii… Kaçış başladı.

Bizim ehliyetsiz ortak, dönüş yolunda kahvede oturan, rakip taraftan kavgayla alakası olmayan yaşlılara gözüyle baktığını görünce,
otobüs hareket hâlindeyken atladı, yaşlılara daldı.
Kavga değil, resmen delilikti.
Ne olduğunu anlamadan tekrar otobüse atladı, bastık, İstanbul’a döndük.

Şirintepe spor

Şirintepe spor

Ben artık otobüsle, saati belli olmadan, rutin olarak tura çıkıyordum.
Bana para verme taraftarı değillerdi; sanki otobüsün ortağı benim.
Şikayetimi en büyük makama da bildirsem olmuyordu.
Ben de eski usul ortaklığa başladım.

İyi de kazanıyordum artık.
Okul bitmişti; akranlarım ortaokula yazılırken ben çalışıyordum.
Ailemin işine geldiği kadar, benim de işime geliyordu.

22 gün hiç ama hiç okula gitmedim.
Geç geldiği gün yok, gelmediği gün yok — karnemi verdiler.
Bu 22 gün, parça parça değil, tek seferde.
O sene diğer gitmediklerimi sayamadım. Üşenmeden saydım:
Yan sınıflardan gelen öğretmenler, değişen müdürlerin verdiği derslerle
14 öğretmenden ders gördüğümü diyebilirim.
Bir de ara vermeden gitseydim, sayı artabilirdi.

İlkokul bitti.
Bende heceleyerek okuma var, yazma kuralları zaten yok — ne verdiler ki ne isteyecekler?
Ama ortaokulda şartlar eşit olmayacaktı.
Hayatıma dokunan insanlarla daha sonra karşılaşacaktım.


Biz bir otobüsün hakkından gelmeden, bir otobüs daha aldılar — ama hat hâlâ yoktu.
Bu sefer iki tane şoför tuttular.
Otobüslerden biri servise giderken, ben diğerine geçtim — dolmuş yapıyoruz.

Artık otobüsün açık kapılarından sarkıp, otobüs durmadan kendimi aşağı atabiliyordum.
Müşterilerden bu sefer paraları rahatça istemeye başladım — gözüm de açılmıştı.
O paralardan bana da para gelecekti.

Bazen fabrikalar organize olur, deniz veya pikniğe giderlerdi — oradan bana para kalmazdı.
Bazen de düğün veya diğer işler için çağırırlardı.
Bana genelde işin zor kısmı kalırdı — ama dolmuşa devam ederdik.
Benim de işime gelirdi.

Devamını oku

Yorum bırakın

Scroll to Top