İlk Motosikletim

tımotyhs

Polis Eşliğinde Şehir Turu

Yuvacık Dönüşü

Yuvacık dönüş yolunda, iki trafik polisi önümüzü kesti.
Kafile başkanıyla kısa bir görüşme yaptılar:

“Arkadaşlar, bir polis önde, diğeri arkada olacak şekilde şehir turu yapacağız.”

Gerçekten de dedikleri gibi oldu.
Hızlı grup dizginlendi, yavaş grup toparlandı, düzen sağlandı.
Polisler bize Yuvacık Barajı yoluna kadar eşlik edip orada bıraktılar.

Asıl amaçları, “bunları şehre girmeden toplayalım, bir turla şehirden çıkaralım” diye düşündüler.
Çıkabilecek bir kaosun önüne geçmiş oldular.


Kafile Dağılırken

Karaaslan Tesisleri’ne vardığımızda herkes kendi arkadaş grubuyla gruplaşmaya başladı.
Bu gruplaşma, motor tarzına göre yol yapma düşüncesinden kaynaklanıyordu.

Gidiş düzenliydi ama dönüş öyle olmadı — parça parça ayrılmalar başladı.
Herkesin dönüş planı farklıydı.

Benim tarzıma yakın bir motor kullanan — Yamaha Dragstar 650 — bir arkadaşla birlikte erkenden çıktık yola.

Ertesi gün geziyi düzenleyen sitenin sayfasında yorumlara baktım:
Bizden sonra geçen kafileyi polis yeniden durdurmuş.
Bu sefer durum pek iç açıcı değilmiş:

Evrak kontrolü, cezalar, bağlanan motorlar…
Yine dört ayak üstüne düşmüştüm.

Yeni Düzen, Eski Alışkanlıklar

Motor artık hayatımın bir parçası olmuştu ama ben hâlâ eski alışkanlıklarımı sürdürüyorum.
Alkol pek almıyorum, alsam da bira gibi hafif şeylerle sınırlı kalıyorum.
Dart oynamaya devam ediyorum.

Evin yanında, iki bina arasında küçük bir boşluk var — kime ait olduğu belli değil.
Orayı kendime motosiklet garajı yaptım.
Mahalle çocukluğum burada geçtiği için kimse de ses etmedi.
(Ne düşündüklerini bilmiyorum ama ses çıkmadığına göre sorun yok.)

Üstünü şeffaf karbon fiberle kaplattım, elektrik hattı çektirdim, önüne de elektrikli kepenk koydurdum.
Bayağı da güzel oldu.
Motor büyük olduğu için kimsenin oraya bir motor ya da bisiklet koyma ihtimali de yoktu.


Kahvehaneden Yollara

Kahvehane ve lokal ziyaretlerimi tamamen kestim.
Eskiden keyifle oyun oynadığım arkadaşlar işi kumara döktü,
ben de “buraya kadar” deyip yoluma devam ettim.

Bir süre birkaç motosiklet grubunu takip ettim ama hiç tat vermedi.
Ehliyetim var, motorum var…
Ama gezecek bir yerim yok.

O sırada kendi kendime dedim:
“İlk gittiğim yere, Yuvacık Barajı’na yeniden gideyim.”


Yuvacık’a İkinci Yolculuk

İlk gidişimde dikkatimi çeken şeylerden biri, ilçede alkol satışı olmamasıydı.
Ne tekel var ne dükkânlarda içki satılıyor.

Bu kez hazırlıklı gitmem gerektiğini biliyordum.
Ucuz bir çadır ve temel kamp malzemeleri aldım.

Tavsiyelere uyacak olsam motora bagaj takmam gerekecekti.
Onun yerine daha pratik düşündüm:
Diş fırçası, macun, tuvalet kâğıdı, el feneri, çatal-kaşık, bardak… derken hazırdım.

Körfez girişinde bir Migros’a uğradım,
küçük bir rakı, su ve birkaç atıştırmalık aldım.

Sonra tek tabanca Yuvacık Barajı yoluna girdim.

Devamını Oku

Yorum bırakın

Scroll to Top