Kalpakçılar Caddesi
Kuyumculukta birkaç branş vardır — birbirine karışmazlar.
- Sarraflar: Cumhuriyet ve Osmanlı paraları üzerinde çalışır;
bilezikle yüzükle işleri olmaz. - Pırlanta işi yapanlar: paralar ve altınlarla işleri olmaz.
- Kuyumcular: pırlanta ve paradan anlamazlardı.
Şimdiki durumu bilmiyorum — ama Kuyumcular Odası, pırlanta ve elmas üzerine kurslar veriyor;
bana hâlâ mesajları geliyor.
Reşat beşliler aslında tek çeşittir:
- 22 ayar altın,
- 36 gram,
- Çapı 45 mm.
Orijinalleri 2022’de tekrar Darphane tarafından basılmaya başlandı.
Bize gelen müşteriler Reşat beşli istiyordu.
Bizde sarrafiye olmadığı için dışarıdan alıyorduk.
Bizim kutuları sarmakta kullandığımız ince pelür kağıtlara sarıp çekmeceye bırakıyordum.
Satışları genelde Mustafa Abi yapıyordu.
Yanında Arapça bilen bir tercüman vardı — o da hanutçuluk yapıyordu.
O zamanlar orijinal dediğimiz Darphane basımı altınların
üzerinde doğal çizikler veya ezilmeler olabiliyordu.
Müşteriye satarken şöyle diyorduk:
“Sultan Reşat zamanında basılmış,” diyerek yalan atıyorduk —
ama hepsi gerçek Darphane basımıydı.
Bir diğeri yine 22 ayar, 36 gram — tek farkı Suriye basımı.
Daha sonra 21 ayar,
daha düşük ayarlı versiyonları da çıktı.
Fiyat kriteri:
- Ne kadar temiz olduğu — yani çiziksiz, darbesiz.
(Sonradan yapılanlar genelde temizdi. 2025’te Darphane’nin tekrar basacağı haberi vardı.)
Bir gün beş farklı dükkândan beş adet Reşat beşli getirdim.
Her biri kendi kağıdında.
Karıştırsam ben de çözemem, dükkândakiler de çözemez.
Teker teker teslim edersem, herkes kendi altınını seçip alırdı.
En doğrusu: kağıtlarla altınları birbirinden ayırmamaktı.

Ve Bu Hata Yapıldı
Şöyle bir örnek vereyim:
Şimdiki para ile en yüksek 100.000 TL olsun:
- 100.000 TL
- 80.000 TL
- 70.000 TL
- 60.000 TL
- 55.000 TL
Yapılan hata:
70.000 TL’lik olanı, 100.000 TL gibi 120.000 TL’ye satmış.
Mustafa abi bana dört tane Reşat beşli ve 100.000 TL verdi:
“Götür, ödemeyi yap,” dedi.
İlk götürdüğüm 100 binliği aldı: “Bu benim,” dedi.
Ben hepsini teslim ettim. sattığımız 70.000 TL’likmiş.
Parayı böldüm, adamın parasını verdim,
iki kere saymasını söyledim.
30.000 TL para arttı.
Benim haftalığım 3.000 TL’ydi.
Bu yanlış hesap bir yerden döner diye,
parayı kimseye vermedim — evde sakladım.
Ama her an bir hata çıkacak diye korkuyordum.
Bu esnaflarla her gün 2–3 kere mal alıp geri götürüyordum —
ne dükkândan ses çıkıyordu ne onlardan.
