Bir İsim Kolye, Bir Fiyat Hesabı
Mesela yaptığım işlerden biri de isim kolyeler.
Atölye bana bir kolyeyi 925 ayar gümüş olarak 50 liraya üretiyor. Ben de buna kendi kârımı koyup satıyorum. Örneğin, o kolyeyi 120 liraya satışa çıkardım.
Bu aradaki 70 lira sadece kâr değil. Bunun içinde:
- Nakliye ücreti
- Satış platformunun komisyonu
- Kargo gideri
- Fatura kesim masrafları
var.
Ama aynı isim kolyeyi, aynı pazaryerinde 40 liraya satanlar var!
O ürünü bana 50 liraya yapan usta, aynı kolyeyi kendi satmak istese, pazaryeri komisyonu ve kargo sonrası neredeyse 20 liraya çalışmış olacak.
Evet, bu sistem saçma. Ama mevcut.



Etsy’ci Usta ve Gerçekler
Bir gün bir atölyeye gittim, internetten satmak için isim kolye sordum.
“Boş ver abi, uğraşılmaz,” dedi.
Sonra da ekledi:
“Etsy de binlerce sattım, manyak para kazandım.”
Ben de güldüm.
“Güle güle ye o paraları,” dedim. Ama içimden geçeni de söyledim:
“Benim istediğim standart başka. O işler bana gelmez.”
Sonra ona özel bir kolye tasarımı gösterdim.
“Bu modeli bana denemek için yapar mısın?” dedim. Bu satılacak bir ürün değildi, farklı iki isim tek kolyede
Gözleri parladı:
“Abi bu harika! Tabii yaparım. Hatta bundan bana da çizer misin?”
“Çizerim,” dedim.
“Ama her isme olmaz. Hemen de olmaz. Bir çizim 3-4 saat sürer. Ücreti de 250 lira.”
Yüzü düştü:
“Çok para,” dedi.
İşte burada işin özü şu:
Eğer ben bu tasarımı herkese verirsem, bir hafta içinde her boyunda görünür. Hemen kopyalanır, değersizleşir. O zaman da ne zanaat kalır ne özgünlük.
Bu yüzden bazı şeyler herkes için değildir. Emek isteyen işler zaten herkesin boynuna değil, değer bilenin boynuna yakışır.
Yukarıda ki tesbih de özgün olmalı ki değerli olsun.
