Takı Dükkanı

Mutlugünlerde-com

Piercing Uygulamaları

“Delerim ama daha önce hiç yapmadım,” dedim.
“Tamam, yine de delelim,” dedi.

Tüm hazırlıkları yaptım. Kızın dudağını deldim, piercingi taktım ama aşırı kanama oldu. Tampon yaptım, beklettim. Sürekli konuşarak onu sakinleştirmeye çalışıyorum ama aslında panik yapan benim! Kız gayet sakin.

“Bu kadar kan normal değil,” diye düşünürken kan durdu. Kız mutlu, çıktı dışarı. Karşı dükkândan bardakta mısır almaya gittiler bile.

Ben hemen bir piercing ustası arkadaşımı aradım, durumu anlattım. Bana sorduğu ilk soru şu oldu:

“Hangi renk iğneyle deldin?”

mutlugünlerde.comcadde
gececi


Macera Devam Ediyor

Gri iğneyle deldiğimi söyleyince arkadaşım, “Hangi bölgede hangi renk iğne kullanılır, söylemeyi unuttum,” dedi.
Yaptığım işlemin doğru olduğunu ama gri yerine yeşil iğne kullansaydım mükemmel bir sonuç alacağımı söyledi.

Bu gazla, geleni geçeni delmeye başladım.

Bir müşterimin göbeğini deldim, çok beğendi. Ertesi gün bir arkadaşını da getirdi. Göbek deliğini ayaktayken deliyorum ama bu kız pek rahat değil gibiydi. Her şeyi hazırladım, steril ettim. Daha iğneyi batırmadan bayıldı! Ama o arada işlemi tamamlamıştım. Ayılınca “Ben vazgeçtim, yaptırmayacağım,” dedi ama iş işten geçmişti — piercing takılmıştı bile.


Fenerbahçeli Müşteri

Bir gün dükkâna oldukça kilolu ama koyu Fenerbahçeli bir arkadaş geldi.
“Gümüş yüzüklere bakacağım,” dedi.

Yüzük modellerim çok fazladır, mutlaka beğeneceği bir şey vardır diye düşündüm. Biraz sohbet ettik. Sonra dedim ki:

“Sana özel bir yüzük yapalım.”

Heyecanlandı. “Nasıl bir şey olur?” diye sordu.

Ben de başladım rüyasını kurdurmaya:
“Bak, bu yuvarlak yüzüğün üzerine Fenerbahçe arması gelecek. İki yanına çocuklarının isimleri. Hepsi sarı-lacivert taşlarla süslenecek.”

Kafasında hemen oturdu, “Yapalım,” dedi.
Yüzük hazırlandı, teslim ettik, bayıldı!

Sonrasında da bu arkadaşa özel işler yapmaya devam ettim. O da çok memnun kaldı. Aramızda güzel bir güven oluştu.

Fenerbahçe Özel Yüzük
Fenerbahçe Özel Yüzük

Bu arada bende koleksiyonluk, özel çakılar da vardı. Bunlara da merak sardı, birkaç tane aldı. Ben de ürünleri her zamanki gibi makul kârla veriyordum.

Ama bir gün geldi, “Sahibinden de bu çakının aynısını daha ucuza buldum,” dedi.
O günden sonra yollarımız ayrıldı.
Anlatamadım; ikinci el mi, replika mı, ya da ben gerçekten kazıklanmış mıyım bilemem ama hikâye orada bitti.

Devamını Oku

Yorum bırakın

Scroll to Top