Taksici Günlerim
Kırtasiye işini bıraktıktan sonra askerden tanıdığım arkadaşım Ömer’i aradım.
Onunla iyi anılarımız vardı. Meğer Taksim’de, Pera Palas’ın karşısında taksicilik yapıyormuş.
“Gel, sana bir araba bulalım. Burada çalışırsın,” dedi.
Ben de “Olur,” dedim.
Sıkı sıkı tembih etti:
“Eğer sorarsa, daha önce taksicilik yaptın mı diye, evet dersin. Sallarsın.”
Ben… dürüstlük abidesi.
Tabii ki öyle bir şey diyemedim.
Adam da “Olmaz,” dedi haliyle.
Yeni Sorumluluklar, Eski Dostluklar
Bir kızım olmuştu.
Artık çalışmam gerekiyordu.
Sanki bu zamana kadar tatil yapıyordum!
Yine “Ne varsa mahallede var” diyerek, daha önce defalarca “Gel benim takside çalış” diyen bir abimize söyledim.
“Hallederiz,” dedi. Kendi arabasında zaten iki şoför çalışıyordu.
Ama onun arabası olmayacağını tahmin ediyordum; yakın akraba ya da çok tanıdıkla çalışmak istemiyordum.

Klasik Şahin ile Yeni Mesai
Bana Gayrettepe’de bir taksi buldu.
Kendi arkadaşı, adamın galerisi var.
Eski model bir klasik Şahin.
Tek şoför çalışıyor.
Şartları konuştuk: Günlük 70 lira vereceğim.
Arabanın kendine ait bir durağı var ve Dedeman Otel’e bağlı çalışıyor.
Soğuk Karşılama
İlk iş günü durağa gittim.
Konfeti, havai fişek beklemiyorum ama…
Bu ne surat arkadaş? Selam bile almıyorlar.
Genç olanlar idare eder ama yaşlıların direkt:
“Siktir git buradan.” Der gibiler.
Neredeyse 15 yıldır çalışma hayatındayım.
O bakışları anlamayacak değilim.
Akşam Mesaisi ve Gerçekler
Gündüzleri durağa gelip otelden ya da yoldan iş alıp gidiyorum.
Diğer şoförle anlaşıp geceye ben geçtim.
Ve akşam sebep ortaya çıktı:
Meğer kaymaklı işler gece çıkıyormuş.
— “Sen akşamları bu duraktan iş alamazsın.”
— “Neden alamazmışım?”
— “Akşamları durak sahipleri çalışıyor.”
Bir iş aldım, gittim.
Bir daha da uğramadım.
Taksi sahibine söyledim.
Kem küm etti.
Anladım ki durak, tamamen bir akraba grubu tarafından yönetiliyor, benim patronda sevilmeyen akrabaymış.
İstedikleri gibi at koşturuyorlar.
Gençlerle aramız iyi ama onların da sözü geçmiyor.

Yeni Durağım: Köşe Başındaki Seven Eleven
Sokağın başında bir 7 Eleven var.
7/24 açık.
Durağa 40 metre mesafede, kavşakta.
Duraktan da görünür konumda.
Ben de onun köşesine yerleştim.
Her iş sonu dönüp, yine aynı yere gelip bekliyorum.
İzlendiğimin farkındayım.
Discorium’un Işıkları
Biraz zaman geçti.
Beklediğim yerin arka tarafında, sezona giriş yapan Club açıldı: Discorium Club.
Akşamları beni duraktan kovanlar, bu kez de buradan kovmaya çalıştı.
Ama artık beklemişim, yerimi ısıtmışım.
Teslim olmadım, sizin durağınız orası diye karşı koydum
Sonunda kabul ettiler.
Artık akşamları oradayım, ama gündüzleri durağa bile uğramıyorum.
