Çamur bant – Stencel
Atölyelerle Mücadele
Atölyelerle heybe çanta üzerine sıkı pazarlıklar yapıyorum, ancak her seferinde bir yerinden kısmaya çalışıyorlar. Ya fermuar kalitesiz ya iç astar eksik, ya da boyut tutmuyor. Kısacası hep bir hile, hep bir eksik…
Hiç bilmediğim bir piyasada; Mercan, Gedikpaşa, Merter, İkitelli… Tüm bu bölgelerdeki imalatçıları ve yan sanayicileri öğrenmiş oldum.
Hatta aynı firmanın farklı bölgelerde farklı fiyatlar verdiğini de yaşayarak öğrendim. Her ürün için farklı bir dükkândan alışveriş yapmam gerektiğini bu süreçte tecrübe ettim.
“İşi bana öğretmeyin,” dedikçe eksik iş çıkarıyorlar. Çünkü benden aldıkları numuneyi aynen teslim etmiyorlar.
İlk numunenin üretimi 1200 liraydı. Ama asıl mesele onu yaptırmak değil, sunduğumda “Bu bize uymaz,” demeleri. Haksız da değiller.
Bu yüzden onlara uygun ürünler bulup geliştirmeye başladım: gömlek kemeri, sihirli kemer, ayakkabı çantası, termos çanta, alet çantası, telefon çantası…
Ama verdikleri siparişler yetersizdi. On binli adetlerle çalışan atölyeler beni artık ciddiye almıyordu.

Haksız Rekabet ve Güven Kaybı
İnternetin başında herkes para kazanmanın peşinde, ancak farklı bir ürün sunmazsan kazanma şansın yok.
Dahası, ithalatçı firmalar, ürünü sattıkları müşterilerine rakip oluyor! Sonra da “İşler düştü,” diye yakınıyorlar.
Benim kuzene sunduğum bir projeyi, haberim olmadan Çin’den sipariş etmiş. “Bir konteyner getirdim,” diyor; ben onun yalancısıyım.
“İyi de biz böyle anlaşmamıştık,” dedim.
“Abi, hakkını vereceğim,” dedi.
Verdiği ücret ne mi?
Tam 2000 adet için 2000 lira!
Oysa ben Alibaba’dan o ürünün Çin’deki fabrika çıkış adetlerini ve konteyner detaylarını öğrenemeyecekmişim gibi davranıyor.
“Karakter” Olmadan Para Sahibi Olmak
Karakter oluşmadan para sahibi olmak felakete davetiye çıkarmaktır.
Asıl mesele şu ki; beni Çanakkale’den buraya yönlendirdiler ama burada işler yolunda gitmediği gibi, Çanakkale’deki düzenim de bozuldu. Üstüne bir de burada ekonomik içeri girdim.
Ama sağlık olsun. Önümüzdeki fırsatlara bakacağız.
Bana tasarıma giden yolun kapısını açtılar, bu da bir kazanımdır.
Yeni Bir Kapı: İranlı Girişimci
Tam da o sırada biri beni bir İranlıyla tanıştırdı. Türkçesi gayet iyi.
Ne yapmak istediğini sordum.
“İran’a Türkiye’den siparişle ürün götürüyorum,” dedi.
Bu sefer hedef: pastacılık sektörü.
İran’daki eğitim merkezlerine pasta süsleme malzemeleri gidiyor. Piyasayı da biliyor ama bir ürünü bulamıyor; bulduğu kişi de fazla para istiyor.
