Askerlik

deniz-otobüsü

İstanbul Görevi: 10 Günlük Fırsat

İÜç gün sonra beni çağırdı ve net konuştu:
“İstanbul’a 10 günlük görev var. Görev süresi askerlikten sayılacak. Ancak yol parasını kendin karşılayacaksın. Eğer kabul edersen seni önereceğim.”

Benim için hesap basitti: askere 20 gün geç başlamıştım; o açığı kapatmanın bir yolunu arıyordum. İzin alsam da yol parasını ben ödeyecektim — en azından görevden sayılacaktı. “Olur,” dedim. Macera başlamıştı.

Mercan Seferi: Kıbrıs – İstanbul – Mersin – Mercan – Karaköy – Lefkoşa

Gerçek bir rota: Kıbrıs’tan İstanbul’a, Mersin’e, Mercan’a, Karaköy’e, oradan tekrar Lefkoşa’ya uzanan bir hikâye.

Albayın Huzuruna Çıkış

Ertesi gün çağırdılar; Tabur’dan bir çavuş da bizimleydi. İkimiz albayın karşısına çıktık. Albayın yanında subaylar bile dikkatle durur; pantolon dikişinin üstünde orta parmak gibiydi — disiplinin göstergesi. Nereli olduğumuzu, İstanbul’u ne kadar bildiğimizi yokladı. Sonra “iki gün sonra gelin” dedi ve bizi yolladı.

as-mersin-turizm

Görev: Mercan’a Gidiş

İki gün sonra çavuşla tekrar albayın karşısındaydık. Çavuşa 2–3 kapalı zarf verdi — bana değil, çavuşa; ben erim ya… Tarif edilen yer Mercan’dı: arka sokak, uzun çarşı, askeri malzeme satılan bölge. Dükkanlarla görüşmeler yapılmış, siparişler verilmiş; “alıp geleceğiz.” 29 Ekim yaklaşıyordu; asker süslenecekti.

Ada Dışı: Kaçak Gibi Görev

Adadan izinsiz çıkmak neredeyse imkânsızdı. Komutan: “Bir gün geç kalırsanız sıfırdan başlarsınız!” diyordu — askerliğinizi yakarım tehdidi netti. Ulaşım sorunluydu; sabah Lefkoşa’ya giden köy aracı akşam döner, özel arabalar taksi gibi çalışırdı ama önceden ayarlamak gerekirdi.

Teğmeni buldum: “Komutanım, albay görev verdi ama ne uçak ne feribot var, izin kâğıdı bile yok.” İki form getirdi: “Bileti siz halledin,” dedi.

Sabah servisiyle önce Lefkoşa, sonra Girne’ye geldik. Deniz otobüsü kalkmak üzereydi; bilet yoktu.

Görevlilere durumu anlatınca vicdanları sızladı: “Ayakta gider misiniz?” dediler. Ben zaten dolmuştan sarkan, yürüyen arabaya atlayan çocuktum — ayakta gitmeye razı olduk.

Bize “vicdan bileti” kestiler; bindik. Mersin–Taşucu’na indik. Derin bir nefes aldık.

Devamını oku

Galeri & Detaylar

Yorum bırakın

Scroll to Top