Çarşıdaki Kediler ve Yağmurun Getirdiği Sorunlar
Çarşının Sabah Rutini ve Kedi Sorunu
Çarşı açılmadan önce erkenden girip dükkânlarımızı açar, temizliğimizi yaparız.
Çarşıkapı ile Mahmutpaşa kapısı arasında uzun bir mesafe var.
Çarşıda çok fazla kedi popülasyonu var, engel olmak mümkün değil; kediler her taraftan girip çıkabiliyor.
Kediler her türlü yiyecek bulabiliyor ama kum bulamıyorlar.
En ufak çatlakları büyük bir kum havuzu gibi kullanıyorlar.
Kediler kaka bırakıp gidiyor, yarı karanlık olan çarşı mayın tarlasına dönüyor. Bomba imha ekibi gelmeyeceği için mecbur su ve kâğıt mendil ile dükkândan önce kendini temizlemeye başlar.
Birçok esnaf, hayır duaları ile dükkânını açmaya niyetlenirken, güne isyan ve küfre başlıyor.
Şiddetli Yağmur ve Logar taşması
Bir gün çok şiddetli yağmur başladı; öyle yağdı ki ne gelen vardı ne giden.
Yağmur biraz dindikten sonra ilk gelen “Çarşıyı su bastığını” söyledi.
Bu doğaya aykırı bir durumdu;
Mahmutpaşa Yokuşu, Mercan Yokuşu, Gedikpaşa Yokuşu ve diğer taraf Ordu Caddesi Aksaray’a doğru yokuş. Bunların tepe noktası Beyazıt ve Kapalıçarşı.
Sonrasında anladık ki doğru söylüyorlarmış; tüm yağan yağmur, deniz seviyesine giden logarları tıkamış.
Çarşı içinde kanalizasyon fıskiye gibi akıyordu.
Mahmutpaşa’da birçok dükkânı su basmıştı.

Günlük Hayat ve Arkadaşlıklar
Eve Gidiş Rutinim
İş çıkışlarında seri olarak dışarı takılmazsam, direkt eve gidiyorum ve bu bende devamlılık yapıyor.
Arayanlara gelemediğimi söylediğimde onlar da tekrar aramıyorlar.
Bu tamamen benim irademde olan bir şey.
Planlarımı ertesi günler için eve göre yapıyorum ve eve gitmek bir zorunluluk haline geliyor.
Evdeki Hayat
Evdeki Sosyallik ve Aktiviteler
Evde olduğumda ise ortam genelde şenlikli geçiyor.
Her zaman gelenimiz olur.
Biraz kalabalık olursak Scrabble oynarız, mangal yaparız, ikramlıklar hazırlanır, film geceleri düzenlenir…
Evde olacağı kadar güzel geçer.
Garaj ve İzolasyon
Günlük Hayattan Kopuş
Motosiklet garajım evin yan tarafında.
Kapalı alana motoru bırakıp direkt eve çıkarım.
Dış dünya ile ilişkim tamamen kesilir.
Eve girmeden halletmem gereken ne varsa halleder, sonrası için sadece rahatıma bakarım. Dışarıda ne kadar sosyalsem, evde tam tersine kapanırım; evden çıkmamak için bahane bile üretirim.
Evin balkonuna bir dart bordu koydum, cam ile kapattım ve dar bir dart koridoru yaptım. Evde sıkılırsam burada antrenman yapıyorum. Dışarıda olduğum kadar, evde de keyfim yerinde. Kar yağdığında ise burası ayrı bir güzel olurdu. Camı açıp karda kayanları izler, onlara laf atardım; elimde rakı kadehi, üstümde kısa kollu tişört. Ortam sıcacıktı. Zaten fazla sıcak sevmem ama ortam güzelse sorun olmuyor.
Ne Gereksiz Bir Detay
Aşırı sıcak bir Pazar. Evden çıkmak, motor kullanmak bile istemiyorum. O derece sıcak yani. Evde klima çalışıyor, balkonun camı kapalı, oda kapısı açık… Jack içiyorum ama 2002 yılında sigarayı bırakmışım; aklıma bile gelmezken bir anda canım puro çekti. İrademe o kadar güveniyorum ki evde olsa içmem diye düşünürüm. Ama evde olmadığı için bunu deneyemedim. Sosyal medyada paylaşsam ne olur diye de aklımdan geçiriyorum.
“Kaza ile bende var, geliyorum,” dese bir arkadaşım, yok diyemem diye düşündüğüm için paylaşmadım.
Aynı ortamı bir hafta sonra tekrar yakaladım. Belki de sınanıyordum. Bu sefer paylaştım. Üç arkadaşım “bende var” diyerek beni utandırmadı. “Kan lazım olsa demezlerdi,” diye de geçirdim içimden.
Özelden yazıp onlardan daha yakın bir arkadaşımın yola çıktığını söyledim. Bir hafta önce böyle bir hata yapsaydım, tekrar sigaraya başlamış olabilirdim.
Kim Milyoner Olmak İster Serüveni
Yarışma Teklifi
Üst katımızda ATV’de çalışan bir yakınımız var.
Ara sıra o da gelir ve çalıştığı program Kim Milyoner Olmak İsteri birlikte seyrederiz.
Hâliyle biz de ekran başında sesli yorumlarla eşlik ederiz.
Bir gün, “Abi sen bayağı iyisin, bu yarışmaya katıl,” dedi.
Ben ise “Başvuru, sıra, takip… uğraşmam,” dedim.
Ama kendisi benim adıma içeriden kayıt açtırmış.
Davet edildim, Basın Ekspres yolundaki mülakata gittim.
Mülakat ve Beklentiler
Bana ne iş yaptığımı ve hedefimi sordular.
“125 bin lira civarı,” dedim. (18 bin liraya sattığım motordan 6 tane alıyor.)
Ama onların duymak istediği şey belli ki, “Şu kadar paraya ihtiyacım var,” gibi bir gerekçeydi.
Tanıdığımız bu detayı söylememişti.
Kabul edilmedim.
Yarışma Yazma Fikrine Dönüş
Soru Yazma Baskısı
Bu sefer bana “Abi sen bize soru hazırla,” baskısı yapmaya başladı.
Fazla ısrarcı olunca bende iticilik oluştu, tabii yapmadım.
Ama pes etmedi:
“Sen yarışma hazırlarsan, gelen yapımcılara sunabilirim,” diyerek gazlamaya başladı.
Benim ne işim olur yarışma yazmayla?
Fasulyeden Yarışma’nın Doğuşu
Ama o dönem TV’de çıkan 800’lü hatlarda,
“Bu hayvanı bilene şu kadar ödül!” gibi yarışmaları görünce benzer şeyler düşünmeye başladım.
Amaç, 800’lü hatlardan etkileşim almaktı.
Adını da koydum: Fasülyeden Yarışma.
Bu dosyayı noterden onaylattım ve kopyasını tanıdığıma verdim.
Yeni Yarışmaların Ortaya Çıkışı
Arka Arkaya Üç Proje
Peşinden üç yarışma daha yazdım:
- Evet mi? Hayır mı?
- İddialı mısınız?
- Çoklu oyuncuyla dış mekân Oryantiring.
Diğer ikisini bulmak için PC içinde aramam gerekecek, yıllar geçti.
Fasulyeden Yarışmayı noter tasdikli yaptım.
Taahhütlü Posta Yöntemi
Sonra oyuncu ve yazar arkadaşım Kaam Erkan ile görüştüm.
“O kadar uğraşma,” dedi, “kendine taahhütlü posta ile gönder, açmadan sakla.”
Diğer ikisini de öyle yaptım.
Sonraki görüşmemizde bu sefer,
“Kendine mail at, arşivle,” dedi — öyle yaptım.
Prodüksiyon Görüşmesi
Yarışma Formatının Geliştirilmesi
Aileler Yarışıyor formatında başka bir yarışma daha yazdım.
Ama TV’dekiler gibi değil; temel olarak bilgi üzerineydi.
İskeleti biz oluşturacaktık, kategorileri yarışmacılar belirleyecekti.
Bu projeyi Hasanpaşa’da prodüksiyon şirketi olan arkadaşıma götürdüm.
Dosyayı verdim, incelediler, ekibiyle de konuştuk.
Her tarafını kesip biçtiler, hepsine “okey” dedim, para da istemedim.
Yalnızca, “Tüm hakları bana ait olduğu bilinsin, yeter,” dedim.
Dosyayı verdim, çıktım gittim.
Onlardan şüphe etmiyorum; çalsalar bile bende kayıtlar var, bir şey olmaz.
Yankısı ve Sonrası
Benzer Projeler ve Geri Dönüşler
Bir ara bu Fasulyeden Yarışma benzerini Migros kendi içinde yapmıştı.
İsterdim ki istikrarlı biçimde sürdürsünler, hatta ulusal kanallara, belki yurtdışına bile satsınlar.
Benzer bir öneriyi, İmamoğlu seçildikten sonra İBB’den biriyle de paylaştım.
“Bize mail atın,” dediler — tam istediğim cevaptı.
Mail attım ama dönüş olmadı.
Telefonla aradım, “Bizim de böyle bir projemiz var,” dediler.
“İyi,” dedim, “umarım yaparsınız.”
Günlük Rutin ve Arkadaş Çevresi
Taksim Yürüyüşleri ve Eski Dostlar
Yakınımın yönlendirmesiyle ciddi ciddi yarışmalar yazdım.
Özellikle Oryantiring gerçekten ses getirebilirdi.
Okuyup ilgisini çeken olursa paylaşabilirim.
Benim artık kendi rutinim var.
Akşam iş çıkışlarında genelde yürüyerek Taksim’e uğrar, bazen orada takılır, bazen metro ile 4. Levent’te inip eve kadar yürümelere başladım.
Eskiden sürekli buluştuğumuz arkadaşlar artık kahve oyunlarını parasına oynamaya başlayınca, onlarla aramı açtım.
Düğün ve cenazelerde görüşsek de etkinliklerine katılmıyorum.
Osman İle Sohbetler
Yakın arkadaşım Osman ile dışarı çıkıyoruz; onunla konuşabiliyoruz.
Bir gün meyhaneye gittik, dört saat oturduk.
Osman dedi ki:
“Fark ettin mi, siyaset, futbol ya da kadın muhabbetine girmeden dört saat oturduk ve boş durmadık.”
Ben: “O kadar mı olmuş, zaman ne çabuk geçmiş” dedim.
Alışkanlıklar ve Küçük Ritüeller
2002 yılında sigarayı ve gazlı içecekleri bıraktım ama alkolü devam ettiriyorum.
Birçok akşam Eminönü’nde balık-ekmek satan yerden balık ekmek alırdım;
balığını veririm, ekmeğini martılara atardım.
Galata Köprüsü’nde Rakı Keyfi ve Taksim Yürüyüşü
Köprüde Yalnızlık ve Ritüel
Galata Köprüsü’nün boğaza bakan tarafına oturup, mezesiz 20’lik rakımı içer, bitirince yürüyerek Taksim’e çıkarım.
Zeno ve Tanıdık Yüzler
Osman ile köprü altında “Zeno” adlı mekâna takılmaya başladık.
Orada George adında, gitar çalıp ortamı güzelleştiren, aslında sadekâr olan bir Ermeni arkadaş vardı.
Bu dükkân hizmet ve çeşitlilik açısından diğerlerinden ayrılıyordu.
Ayrıca arka tarafta Sefer adında bir arkadaşın işlettiği başka bir yer vardı.
Sefer ile Kumkapı’da daha önceden tanışmıştık, farklı bir anımız olmuştu.
