Mahalle’de Dükkan

12 darbesi

Ergenlik Maceraları

Gece Hayatının Bedeli

Ben her gece dışarıdaydım yine.
Bu sefer evdekiler, “Herhalde evlenmek istiyor da o yüzden böyle davranıyor,” diye düşünmeye başlamışlardı.

Kalpakçılarda çalışırken geceleri üç-dört gibi eve gelir, sabah 6.30 otobüsüyle işe giderdim.
Bilirdim ki işe gitmesem, yaşadığım bu hayatı yaşama şansım olmazdı.

Biz esnaftık; çarşı açılmadan önce Çarşıkapı dan girer, vitrini dizerdik.
Kapılar açıldığında temizlik bitmiş olur, dükkân satışa hazır hale gelirdi.

Ama asıl sıkıntı ondan sonra başlardı.
Bankonun başında at gibi ayakta dururken gözlerim kapanırdı;
belki birkaç kez uyuyakaldığım bile olmuştur.

Evlenme Kararı ve Aile Baskısı

Eskiden her akşam evde olsam da eve geç gelsem de haklılardı.
Annem bana kız bakmaya başlamıştı.
Askere gitmeden beni “baş göz etmekte” kararlıydı.

Bir liste hazırlamış — hepsi akrabaydı.
“Yok, istemem,” dedikçe daha da bastırmaya başladı.
Sonunda, “Akraba olmasın da kim olursa olsun,” dedim.

O da evlendiğim eşimi önerdi.
“Tamam,” dedim ama nereden bilebilirdim bu kadar çabuk davranacaklarını?

Bir Anda Gelen Teklif

İki üç gün sonra mahalleden komşularla kız isteme ekibini kurmuşlar.
Artık arkadaşlarım da haberdardı.
Onlar bile şaşkındı: “Sen ve evlilik mi?” diyorlardı.

Yakın bir arkadaşım, kız isteme günü,
“Yeğenimin doğum günü var, erken döneriz,” dedi.
Kabul ettim. Gideceğimiz yer Florya–Şenlikköy’dü.

Küçük bir pasta kesimi sonrası, önceden tanıdığım arkadaşımın ablası,
“Gelsene, seninle konuşalım,” dedi.
Yan odaya geçtik.

“Erdoğan, şaşırttın bizi. Senin evlenme kararı alabileceğini hiç düşünmezdim,” dedi.
Ben, “Öyle denk geldi,” dedim.
Hâlâ olacak gibi gelmiyordu bana.

Sonra devam etti:
“Gerçekten evlenmeyi düşünüyorsan, bak kocamın kardeşi var, onu düşünebilirsin.”

Kız yaşıtımdı; abisi inşaatçıydı, benzin istasyonları vardı, babadan kalan malları da azımsanacak gibi değildi —
en önemlisi, kız güzeldi.

Ben evde “İnşallah olmaz,” diye dua ederken,
buradan da bir teklif çıktı!

Annemi kırmak istemedim ama teklifi hemen reddettim.
“O akşam istemeye gidiyoruz, kesinlikle olmaz,” dedim.

vw Karmann Ghia

VW Karmann Ghia

Kız İsteme Gecesi ve Sonrası

Bizim kız isteme ekibi gitmiş, ben ortada yokum.
Kız evine haber verilmiş, bizi bekliyorlarmış.
Biraz gecikmişiz ama inatla beklemişler.

Gitmesem de vereceklermiş zaten…
Gittik, verdiler.

Bana artık sorumluluk da yüklendi:
“Sabah kahveye gel, çalışmaya başla.”

Yani kahveciliğe geri döndüm.
Birkaç hafta sonra kahveden kaçmak için nişanlıma gitmeye başladım —
en azından bir bahanem vardı.

Neyse ki büyük biraderim dükkân açma girişimine niyetlendi de
benim kahvecilik maceram iki-üç haftada sona erdi.

Arabamı Kurtardım — Karmann Ghia Günleri

Bu arada arabamı tamirciden de kurtardım.
Altımda Volkswagen Karmann Ghia, spor bir araba vardı.
Evdekilerse bu arabanın bir arkadaşımın olduğunu sanıyordu.

Mahalleden tanıyıp görüştüğüm iki kız arkadaşım vardı.
Biri Hisarüstü’nde oturuyor, mahalleye çalışmak için geliyordu.
Diğeri ise Cengiztopel tarafındaydı.

Bir de Hacıosman yokuşunun başında, o zamanlar gazino olan —
şimdi özel okul olan — bir yer vardı.
Oraya birkaç kere arkadaşım Orhan’la gitmiştik.

Yaşlarımız on dokuz civarıydı.
Eski Soğukoluk hikâyelerini biliyorsanız,
işte onun daha nizami, reşit versiyonları diyebiliriz.

Törpülendim — Öğrendim — Eğitildim

Taksim İlk Yardım Hastanesi’nin karşısındaki motelde çok vakit geçirdim.
İşin doğrusu, o dönemki ilişkilerimizin çoğu paralı kadınlarla geçerdi.

Şimdi dönüp bakınca…
Evet, bunlar herkesin ilgisini çekecek şeyler değil.
Ama İstanbul’da büyüyüp deniz bile görememiş insanlar varken,
ben bu deneyimlerle törpülendim, öğrendim, eğitildim ve belki de cesaretlendim.

Bu yazdıklarımı okuyan yakın arkadaşlarım bile şaşıracaktır.
Sedat ve Orhan hariç.

“Bize kimse ‘doğru nedir’ diye öğretmedi.
Ama hayat, yanlışlarla doğrunun yerini zamanla gösterdi.
Gözlerim kapalı yürüdüm, ama ayak izlerim şimdi başkalarına pusula olabilir.”

Devamını Oku

Yorum bırakın

Scroll to Top