Takı dükkanı

Vatoz Bileklik

BİR ÜNLÜYE KOLYE GÖNDERME HİKÂYESİ

Artık dükkânı kapatma fikrine yakınım.

Bir gün samimi olduğum bir arkadaşla sohbet ediyorduk. Laf arasında, ünlü bir sunucu ve mankeni çok yakından tanıdığını, hatta menajerliğini yapan kardeşiyle de arkadaş olduğunu söyledi.

“Bir kolye hazırlasam, ulaştırabilir misin?” diye sordum.

Yılan Bileklik
Hazır Örme Bileklik
Hazır Örme Bileklik
Tasarım set
Tasarım set

“Ne demek, seve seve,” dedi.

Üç kolye yaptım:

  • Biri sunucuya gidecek; çocuklarının isimleri yazılı.
  • Biri onun annesine; sunucu ve kız kardeşinin isimleri yazılı.
  • Diğeri menajer olan kız kardeşine ona da anne ve babasının ismi yazıldı.

Toplamda bu üç kolyeye altı isim işledim.

Üstelik altın kaplama olarak hazırladım. Çünkü televizyon ekranında hep altın takılar görüyorum. Kendi işimi ciddiye alıp bu detayları da düşündüm.

Ambalajı özenle hazırladım. İçine dükkân bilgilerim, iletişim adresim, sosyal medya hesaplarımın olduğu bir broşür de koydum.

Hazır, teslim ettim.

Ama hâlâ içimde bir şüphe var:

Sanki o kolyeler yerine ulaşmadı.

Arkadaşıma sorduğumda “kardeşine verdim” diyor ama bu laf bana yalan gibi geliyor.

O kolyeler gerçekten teslim edilseydi, en azından bir teşekkür mesajı gelirdi. Sipariş gelmesini geçtim, bir jest, bir naziklik olurdu.

Hatta kibarlık olsun diye bahsetmelerinde bile…

Bugün dünyaya ürün yetiştirmeye çalışıyor olabilirdim.

Hayal kırıklığı yaşamak istemiyorsa kimseye çok güvenmeyeceksin.

Kendisi için yalnızca emaneti teslim etmekti, oysa yapmadı canı sağ olsun…


VAZGEÇMEK YOK

Evet, bazı günler gerçekten yıpratıyor.
Ama hâlâ yazabiliyorum.
Üstelik artık crack programlarla çalışıyorum, o da olmazsa kâğıt kalemle devam ederim.

Çünkü içimdekini durduramıyorum.
Görsel gider, bilgisayar çöker, telefon kırılır… ama aklımdaki projeler hâlâ burada.

Son kategoriye tasarımları koyacağım.
Yıllar önce çizip, raflarda beklettiğim ama hâlâ güncelliğini koruyan fikirler.

Bunlar arasında, marka tescili onaylanmış “Alev Kapanı” ve “Sallanmaz” masa, sandalye ve servis masası tasarımlarım da olacak.
Henüz hayata geçiremedim, ama o fikirlerin ruhu hâlâ sıcacık.

Ortak bulamazsam bu projeleri direkt piyasaya sunacağım.
Altlarına da büyük harflerle yazacağım:

“Bu tasarımlar izinsiz kullanılamaz. Lisans almak için iletişime geçin.”

Biliyorum, bazı esnaflar deneyecek.
“Bunu biz de yaparız” deyip projeyi kendi adıyla piyasaya sürecek.
Ama ben hazır olacağım.
Gerekiyorsa avukatla çökeceğim üstlerine.
Yıllardır ahlaklı davranmaya çalıştım, ama unutmayın:

“Çakallık yapmayı en iyi bilenler, dürüst kalmak için kendini en çok zorlayandır.”

Yani oyun gerekiyorsa, oynarım. Ama önce hakkımı ararım.

Ben düzgün olmaya çalıştıkça, sistem beni geriye itiyor.
Ama o masa da yapılacak, o sandalye de çıkacak.
Yeter ki hâlâ anlatacak sözüm, çizecek kalemim olsun.

Devamını Oku

Yorum bırakın

Scroll to Top