Yeni Dönem: Çalıkuşu Sokağı
Bizim bulunduğumuz yerin tam arka tarafında “Kapkara” adında bir mekân açıldı.
Dört taksileri vardı ama yetmiyor olacak ki, kahyalar bizden taksi istemeye başladılar.
Bu da oradaki dört taksiyle arayı bozma riski demekti.
Gece saat 03 ve sonrasında “Belki garip gelecek ama o dönem gece çok az taksi geçerdi; özel arabalar bile seyrekti.
Nisbetiye Caddesi’nde taksi bulunmaz, diğer alt caddeye biz dizilir, çağırılınca çıkardık.”
Ben de onların durağına hiç girmeden, müşterilerin caddeye çıktığı yerde beklemeye başladım.
Doğal olarak iş alıyorum…
Böyle birkaç gün geçti.
İçeride başka mekânların da hareketlendiği belliydi.
Burası Levent’in göbeği — Çalıkuşu Sokağı.
Sokağın başında Set Kebap var. Onların kendi taksileri olur; yetmezse Levent Taksiden takviye alırlar.
Göz teması hiç kaybolmaz; oradaki sistem sen farkında olmadan işler.
Durağın Önemi ve Bölge Hakimiyeti
Ben köşede beklerken içeriden çıkan durağın taksileri beni görüyorlardı. Tabii bir şey diyemiyorlar çünkü durduğum yer tam IETT durağının olduğu yerdi; o saatlerde otobüs olmuyordu. Bazen yanımdan geçen trafik polisleri siren ile “ilerle” işareti veriyorlardı. Bir zaman sonra onlar da artık ses çıkarmamaya başladılar.
Maçka ve İlk Tecrübeler
Aynı taksi aynı noktada sürekli durmaya başlayınca insanlar o taksiyi oranın taksisi olarak kabulleniyordu. Başlarda toy zamanlarımda Maçka Otel’in arkasında takılmaya başlamıştım. İkinci hafta binalardan müşteriler gelmeye başladı, kısa mesafeler ama geliyorlardı. Belki polisler de aynı plakayı devamlı görmeleri sebebiyle buranın arabası diye kabul etmiş olmalılar.
Zincirlikuyu veya Fabrikalar durağı gibi yerlerde çok araba beklerse polisin seni görmemesi gereken koşullar oluşuyor.
Durağa Dahil Oluş Süreci
İçeriden çıkan taksiler benim bölgenin arabası olduğumu biliyorlardı. Kahyalar çağırdığında birkaç kere denk geldim. Artık içeride araba kalmayınca ben de girmeye başladım ve iki-üç kere gelen taksileri görünce bırakıp çıktım.
Sonraki günlerde aynı yıkamacıda karşılaşmaya başlayınca sohbet ile birlikte ben de bu durağa gitmeye başladım. Bir arabada başka bir arkadaşla başladı, altı taksi olduk. Asıl müşteri veren mekân Kapkaraydı ama Galatasaraylılar Evi, yeni açılan Sherlock Holmes, Escobar da açılınca bu altı takside yetersizdi. Park yeri yoktu, fazla takside bizim de işimize gelmezdi.

Şoför Bazlı Kuralın Koyulması
O zaman kuralı koymuştuk: Bu durağa plaka değil, şoförler girebilir; hiçbir şoförsüz araba çalışamaz.
İstanbul taksideki arabasında çalıştığım arkadaşım bana, “Ben biraz gece çalışmak istiyorum,” dedi. Kendi Arabası kendi kararı. Ne kadar süre çalışacaksın dedim, bir hafta dedi. Olur deyip ertesi gün ben sabah çıkmaya başladım.
Bir hafta bu şekilde çalışacağız ama bu üç gün sonra tekrar eski düzene geçelim dedi, ben yine olur dedim. Akşam eski rutinime döndüm ve durağa girdiğimde selamlaştık, arkadaşlar ile bana söyledikleri:
“Senin patron durağa çalışmak için geldi ama iş vermeden uzaklaştırdık,” dediler.
Haberim olduğu gün, bir şey söylemedim. Ertesi gün arabayı aldığımda çalışmadan İstanbul taksi durağına gittim ve gelen işleri almadan bekledim, tüm şoförlere yeni araba aradığımı söylemek için.
Ayrılma Kararı ve Yeni Arayış
O günün sabahı arabayı teslim ederken mal sahibine söyledim, “Böyle olmuş,” diye. ” Hee, uğramıştım,” dedi. Okey dedim, “Akşama beni almana gerek kalmadı o zaman, sana hayırlı işler,” dedim.
Bu arabaya da piyasa yüz lirayken, 20 km yaptığımda da yüz lirasını bırakıyordum, genelde fazlasını da veriyordum.
Çünkü artık akşam arabayı aldıktan sonra işe saldırmıyordum, o halde bile yaptığım km 200’ün altına düşmüyordu ve yoruluyordum. Yeni arabayı üç gün sonra bulmuştum.
