Saksıdan Isıtıcı Fikri
İlk Fikir ve Araştırma Süreci
Aliexpress, Amazon ve Etsy gibi satış platformlarında sıkça karşılaştığım saksıdan yapılmış ısıtıcılar dikkatimi çekti.
Hepsi aynı mantıkla çalışıyordu:
Alt kısımda mumlar, üstte bir saksı ve içeride biriken sıcak havayla basit bir ısı transferi.
Kendime şu soruyu sordum:
“Bu ürünü alıp kullanır mıyım?”
Çadırda geçirdiğim soğuk geceleri düşününce fikren sıcak geldi ama uygulamada bana güvenli görünmedi. Kullanılan tea light mumlar hem kısa ömürlüydü hem de dökülme veya yanıcı maddeyle temas riski taşıyordu. Kompakt ve verimli bir çözüm değildi.
Gerçek Testler ve Sonuçlar
Kendi prototipimi yaptım ve testlere başladım. İlk denemelerde 4 ve 6 mum kullandım; iç ortamda sıcaklık 55–70 °C aralığında değişti. Ancak dış mekânda neredeyse hiçbir etkisi olmadı.
Bu sonuçlardan sonra, daha güvenli, uzun ömürlü ve yüksek kalorili bir yakıt arayışına girdim.
Önce restoranlarda kullanılan reşo yakıtını denedim:
Kutusu aşırı ısınıyor, koku yapıyor ve kolay söndürülemiyordu.
Ardından fitilli bioethanol yakıt kullanmaya karar verdim.

Bioethanol ile Gerçek Performans
Bioethanol testlerinde elde ettiğim sonuçlar:
• 2+1 evin bir odasında, menfez ve WC havalandırması açık ortamda 8 saat boyunca yandı.
• Saksı sıcaklığı 140 °C’ye ulaştı.
• Oda sıcaklığı 18 °C’den 22 °C’ye yükseldi.
• Diğer bir testte 10 saat boyunca yanmaya devam etti; sıcaklık 150–180 °C arasında seyretti.
Bu performans, ürünün gerçekten işe yaradığını gösterdi.
Sonuçtan emin olunca hemen faydalı model başvurusu yaptım.

Hukuki Süreç ve Bekleyiş
Süreci araştırdıktan sonra bir avukat arkadaşımla görüştüm. Ona esprili bir şekilde:
“Benim işlerime sen bak, benden para isteme; benim ürünlerimi kopyalayanları seninle paylaşayım. Ne alırsan senin olsun,” dedim.
Güldü ve “Olur,” dedi.
Projeyi anlattım; cevabı netti:
“Belgeyi almadan satış yapma. Üç harfli marketlerin eline düşerse toplatamayız ve tren kaçmış olur.”
Gerekçesi mantıklıydı.
Ancak süreç uzun sürdü.
İki yıl boyunca belgeyi bekledim — detaylarını önceki bölümde anlatmıştım.

Portatif Mangal Tasarımı: Minimal ve Dayanıklı
Bu bekleyiş sürecinde boş durmadım. Yeni bir alana yöneldim: portatif mangal tasarımı.
Sorun
Piyasadaki çoğu “kullan-at” mangal 1.2 mm sacdan üretiliyor. İlk kullanımdan sonra eğiliyor, formunu kaybediyor ve çöpe gidiyor. En fazla 2–3 defa kullanılabiliyor.
Ben motorcuyum; ufak bagajla minimal yaşamaya alışığım. Bu yüzden, dayanıklı ama pratik bir çözüm bulmam gerekiyordu.
Tasarladığım Mangalın Özellikleri
• Boyut: 250×300×6 mm (yaklaşık A4 boyutunda)
• Malzeme: 2 mm sacdan, 3 katmanlı yapı
• Kullanım: Portatif, defalarca kullanılabilir
• Ek özellik: Fırın kâğıdıyla denenmiş, bulaşık makinesinde yıkanabiliyor
Bu tasarımda devrilme anında dağılma riski neredeyse yok.
Benzer ürünleri yapanların bu detayı fark edip etmediğini bilmiyorum ama bu özellik fark yaratıyor.

Çizim Süreci ve Yazılım Tercihi
Stencil çizimlerinden kazandığım CorelDRAW tecrübesi vardı ancak mangal tasarımı için AutoCAD daha uygun geldi. Programı kurdum, denemelere başladım.
Etsy’de çizim dosyası satanlar genelde şöyle yazardı:
“Ürünü yapın, kullanın veya satın ama dosyayı satmayın.” Adamlar fiziksel ürün değil dosya hazırlayıp satıyorlar.
Ben zaten dosya satışı yapmıyorum.
Sadece gördüklerimi kendime göre ölçeklendiriyor ve farklılaştırıyorum.



Görüşmeler ve Gerçekler
Tüm çizimleri aldıktan sonra büyük bir outdoor firmasıyla görüştüm. Firma sahibi ve satın alma müdürü PDF çizimlerime baktı ve haklı olarak:
“Biz bu şekilde anlayamayız. Bitmiş halini getirirseniz görüşebiliriz,” dediler.
200’den fazla çizimim var.
Sadece dörtte birini üretsem bile kamyon dolusu ürün eder.
Üstelik her bir ürün için çantası, kolisi, etiketi de gerekiyor.
Eğer yeterli maddi gücüm olsaydı, bir projeye odaklanır, oradan elde edeceğim gelirle diğerlerini de hayata geçirirdim.
Sonuç: Projeler Hazır, Zamanı Bekliyor
Projeler şu anda uyku modunda.
Ama ben durmadım.
Doğru insanlara ulaşmak için hâlâ zamanım olduğuna inanıyorum.
En önemlisi, elimde test edilmiş, işe yarayan ve hazır çizimleri olan projeler var.
Bu süreçte kendimi geliştirdim, denedim, öğrendim ve üretmekten vazgeçmedim.
