Blog

Gerçek yaşam hikayeleriyle dolu bu bloga hoş geldiniz.

Kimi zaman bir taksi durağında, kimi zaman eski İstanbul sokaklarında başlayan anılar…

Yaşadıklarım bazen inanılmaz gibi görünse de, hepsi gerçek olaylara dayanıyor.

Bu kişisel blogda her yaştan okuyucuya gerçek yaşam hikayeleri sunuyorum.

Geçmişin izlerini sürmek isteyenler için ikiben.com, sadece bir isim değil—

ikiden fazlasını sunmaya kararlı bir yolculuk.

minübüs

Efsane Hat 500T

Ağlasak mı? Gülsek mi? Ağlasak mı? Gülsek mi? En unutamadığım günlerden biri ise hâlâ tam yerini bilmediğim, ama Hadımköy civarında olduğunu düşündüğüm bir futbol maçıydı.Otobüs dolusu futbolcu ve taraftarla gittik.O maç kavgasız biter mi? Asla bitmez. Bitti — ama bizimkiler sopayı yedi.Ben yine çocuktum tabii… Kaçış başladı. Bizim ehliyetsiz ortak, dönüş yolunda kahvede oturan, rakip […]

Efsane Hat 500T Read More »

302-mercedes

Efsana Hat 500T

Birde Bu Hikayesini Dinleyelim Birkaç yıl geçmişti; artık çevre de yavaş yavaş şekillenmeye başlamıştı. Bu gelişmeleri gören komşularımızdan Sarı Hilmi, eski bir Commer marka minibüsüyle yaptığı “Karsan dolmuşçuluğunu” hem yasal hâle getirmek hem de resmi bir hat kurmak istiyordu. Bunun için bulduğu iki kişiyle birlikte babamla görüşmeye geldi.Proje, babamın da kafasına yattı — ama eldeki

Efsana Hat 500T Read More »

plastik ayakkabı

Okul Zamanlarım

Çocuk kalmak çocuk, olmaktan daha zormuş Çocuk Kalmanın Yükü Çocuk kalmak, çocuk olmaktan daha zormuş.12 yaşındaki bir çocuktan ne beklenirse, o kadar yani. Biri ararsa, tanıdıksa gidip çağırıyordum ya da “şu saatte tekrar arayın” diyordum.Zaten meydandayız, oyun alanımız bol: biraz telefon, biraz top… Okulda hâlâ düzen yoktu. Bazen sabahçı 3. sınıf öğretmeni gelir, bir ders

Okul Zamanlarım Read More »

Yol döşemesi

Çocuk işçi

Mahalle Yeni Oluşmaya Başlıyor! Mahalle yeni yeni oluşuyordu. Arsa kavgalarından çok, yol kavgaları meşhurdu o dönemde — “şimdiki gibi yol verme kavgası değil, benim arsamdan yol için yer alamazsın” kavgasıydı. Her gün bir olay çıkardı.Evlerde gaz lambaları ya da “lüks” vardı. Gerçekten de lükstü, çünkü gazyağı her yerde bulunurdu. Bakkallarda tenekeyle satılırdı. Köşe başı birkaç

Çocuk işçi Read More »

Bilyalı Araba

Okul Zamanlarım

Oyunlarımız Yaratıcılık, Zorluk ve Çocukluk Macerası Biz de bilyeli araba yapardık ama büyüklerin yaptığı gibi olmazdı. Malzemeler yetersizdi.Pantolonlarımızın arkası, haftası dolmadan açılırdı. Neyse ki evlerde dikiş seti olurdu; artık hangi renkle yamanırsa… Bir de elimize bir bisiklet geçmişti. Ama tam bir facia: freni yoktu, lastikler patlaktı.Her gün bisiklet eksiliyordu. Bir gün zinciri, bir gün fren

Okul Zamanlarım Read More »

Domates

Okul Zamanlarım

Mahallemiz gelişmeye başlıyor Mahalle Lakapları ve Kahve Sohbetleri Bu mahalledeki isimleri koyanlar, aslında mahalle büyükleriydi. Her sokaktan alınan tavsiyelerle, bazen de kahvede oturup her söylenene “he he” diyerek onaylayan yaşlıların ortak kararıyla belirlenirdi. Mahalle yeni kurulduğu için kimse birbirini tam tanımıyordu. Ama bir kural vardı: Eğer göç ettiği yerden getirdiği bir lakabı yoksa, burada mutlaka

Okul Zamanlarım Read More »

Büyümeye başladım

Okul Zamanlarım

Mahallede Büyüyen Çocuk ve Sınırların Ötesi Rüşvet vermeden bir şey yapmayacaksın.Ve… fazlasını da kendine saklamayı bileceksin. Okuma yazma konusunda o yaşlarda çok yetersizdim. Aldığım kitapların yazılarını bile doğru düzgün okumuyordum. “Nasılsa anlıyorum,” diye düşünmüştüm.Kızılderilileri bile “kızıl dereli” diye okurdum. Bu bile bende bir aydınlanma yaratmadı. Mahallede, sokakta ne oyun varsa oynardık: çelik çomaktan bilyeli arabaya

Okul Zamanlarım Read More »

Baraka okullar

Okul Zamanlarım

Baraka Sınıflar ve Cadde Üzeri Dersler Birinci Sınıfı barakada bitirdik. O dönem, “En iyi okul en yakın okuldur” diyen kimseyi duymadık — hem kimden duyacaktık ki? Ne derlerse ona uymaya çalışırdık. Mahalledeki tek katlı boş dükkanları okula çevirmişlerdi; biz de artık “cadde üzeri” sınıflarda ders görüyorduk. Gerçi “cadde” dediğime bakmayın; kışın kömür taşıyan kamyonlar, bizi

Okul Zamanlarım Read More »

İlk okulumuz

Okul zamanlarım

İlk Okula Başlıyorum! Okul Zamanlarım Yıl 1970 – İstanbul, 4. Levent Sanayi Mahallesi O zamanlar henüz pek kimsenin bilmediği bir semt olan Sanayi Mahallesi (4. Levent), Şişli Belediyesi’ne bağlıydı.Şehrin çeperlerinde gecekondu mahalleleri sessizce filizleniyordu. Boş arazilere bir gecede kondurulan evler, ertesi sabah bacası tüten yaşam alanlarına dönüşüyordu. Kimileri hazine arazilerini çevirmiş, ihtiyacı olanlara gücü yettiğince

Okul zamanlarım Read More »

çocuk

İstabula Göç

1960’ların İstanbul’unda Göç Başlıyor Şehirdeki tüm hareket bu bölgede yoğunlaşmıştı. Balık hali Kumkapı’daydı, meyve-sebze hali Eminönü’nde, Avrupa’dan gelen yükler Sirkeci Garı’na inermiş. Türkiye’nin ticaret kalbi burada atardı. Hatta hâlâ öyle. Ekonomiyi hâlâ Kapalıçarşı’nın ayaklı borsası yönlendiriyor. Her ne kadar son on yıldır Kuyumcu kent faaliyette olsa da bu borsa yerinden kımıldamadı. Hatta Merkez Bankası bile

İstabula Göç Read More »

Scroll to Top