Blog

Gerçek yaşam hikayeleriyle dolu bu bloga hoş geldiniz.

Kimi zaman bir taksi durağında, kimi zaman eski İstanbul sokaklarında başlayan anılar…

Yaşadıklarım bazen inanılmaz gibi görünse de, hepsi gerçek olaylara dayanıyor.

Bu kişisel blogda her yaştan okuyucuya gerçek yaşam hikayeleri sunuyorum.

Geçmişin izlerini sürmek isteyenler için ikiben.com, sadece bir isim değil—

ikiden fazlasını sunmaya kararlı bir yolculuk.

nejat uygur

İşe Başlama Hayatım

Oba akşamı Ortaköy Kızları ve Zarifler Restoran Gecesi Buraya açıklık getireyim:İki kız kardeşi olan arkadaşlarla tanıştım.Ortaköy’de oturuyorlardı. Pazar günü için program yaptık. Kocamustafapaşa’ya Nejat Uygur Tiyatrosu’na gittik.İskender Doğan oynuyordu — oyunun ismini hatırlamıyorum. Akşama doğru da benim mekânım olan Oba’ya gittik.Güzel bir hafta sonu geçiriyorduk. Bir ara tuvalete kalktılar.Dönüşte diğer iki arkadaşlarıyla karşılaşmışlar.On dakika sonra […]

İşe Başlama Hayatım Read More »

Oba restorant

İşe Başlama Hayatım

Oba Restoran ve 1980’lerin Gençlik Hikâyeleri Oba Restoran’a İlk AdımDolaylı yolda tanıştığım bir kız arkadaş, beni Oba Restoran’a götürdü.İlk defa, gözümde farklı olan bir ortama girdim. Sınıf atlamak gibi bir histi bu.Orayı sevdim.Kafeterya ve restoran bölümleri ayrıydı.Ben genelde kafeterya kısmında takıldım. Sonraki gidişlerimde hep yalnızdım — iki yeni arkadaşla gidene kadar.Zaten restoran kısmı, tek başına

İşe Başlama Hayatım Read More »

Malafa

İşe Başlama Hayatım

İşe Isınmak Kolaydı İşletmeye adapte olmak nedense benim için hep kolay oldu.Önce bizim dükkânın verdiği değil, alternatif bir dolar alanı buldum. Ürün aldığım, çeşidi bol dükkânları sık kullanmaya başladım.Arayı iyi kurdum — sonuçta onların malını satıyordum. Sonra bu dükkânlar bana para vermeye başladı.Biz buna “hanut” diyorduk.İş güzel işlemeye başlamıştı. Amcamın bir sözü vardır, hep aklımda:

İşe Başlama Hayatım Read More »

max

İşe Başlama Hayatım

Köpek, Güvercin ve Kulübe Sel Dönüşümü Kardeşim bir gün bir köpek bulmuş, getirip evin cam demirlerine bağlamış.Adını “Mix” koymuştuk. Ben de biraz ilgilendim onunla.Zaten önceden de iki tane güvercin bulmuştu. “Hadi onlara yuva yapalım,” derken, evin arka cam demirlerine tel bir kafes yaptırdım — ama biraz büyük olmuştu. İki kuş için düşünmüştüm, ama içine sekiz

İşe Başlama Hayatım Read More »

Külçe Altın

İşe Başlama Hayatım

Zincir Atölyesi Anıları Cuma günleri ben de herkes gibi camiye giderdim. Ritüel belliydi:İçeri girerdim. Yer varsa içeride beklerdim.Yoksa dışarıda, bahçede, cami yakınında bir yerde kılmaya çalışırdım.Orası da doluysa, yolda bile namazımı eda ettiğim olurdu. Ama bir de o “tipler” vardı.Namazın saati belliydi; bilmeyenler için ezanla duyurulurdu.Fakat bu tipler o kadar dakikti ki, namaz başlamadan caminin

İşe Başlama Hayatım Read More »

İstanbul-Kapalı-Çarşı-Çatısı

Çocuk İşçi 5

Çocukluk Arkada Kalıyor Bu, “İstanbul’a mal almaya gidiyorum” demekle,“İstanbul dışına montaja gidiyorum” demek aynı şeydi. Altın takası yapan biraderim daha rahattı; amcamla birlikte çalışırdı.Haftanın üç günü bizde, dört günü amcamlar da kalırdı.Amcam Üsküdar’da oturduğu için, bizim mahallelerdeki aksiyonlardan uzaktı. Babam hiç kravatsız ve tıraşsız gezmezdi.Kendine olan bu saygı, başkalarına da yansırdı.Mahallede kimseyle kavgamız yoktu. Ziyaretimize

Çocuk İşçi 5 Read More »

Altın zincir

İşe Başlama Hayatım

Altın Atölyesinde İlk Günler Akrabalar kuyumcu, ben de ele avuca gelecek kadar büyümüştüm…Derken bir gün kendimi Kapalıçarşı yolunda buldum. Amcam, eski usul altın rafinerisi ve ramat işleri yapıyordu.Aynacılar Caddesi’nde “Ordu Pazarı” adında kuyumcu dükkânı vardı.Bu arada ismi “OYAK’tan” değil, Ordu ilinden geliyordu. Dükkânın yanı sıra bilezik ve zincir atölyesi de vardı.Beni, ortağı olduğu zincir atölyesine

İşe Başlama Hayatım Read More »

Camii

Çocuk işçi 3

Mahallede Çocuk Olmak! Dayak, Camii ve Katır Hikâyeleri Benim anılarım, sizlere hikâye oldu (!) Yeni taşındığımız mahallede aile düzenimiz kısa sürede oturdu. İki büyük abim Gültepe Ortaokulu’na gidiyordu. Daha önce Çeliktepede otururken de aynı okula yazıldıkları için, taşınmak onlar için sadece yol değişikliğiydi. Zaten yaşça büyüktüler, arkadaş çevreleri vardı; biz küçükler gibi değil… Ben ve

Çocuk işçi 3 Read More »

Gazete 1979

Çocuk İşçi 4

16 Yaş ve Mahallede Değişen Rüzgârlar (1979) Yaşım artık 16’ya yaklaşmıştı.Mahallemizde neredeyse her gün jandarma kontrolü olurdu. Bizim bölgeden Çeliktepe Jandarma Karakolu sorumluydu. Her gece kapımız çalınır, “Sağcı ya da solcu birilerinin babası, babamdan yardım isterdi:‘Çocuğu karakola almışlar, bir el atsana…’” Babam da kimseyi kırmaz, kalkar giderdi. Muhtar “olur” verirse bazılarını bırakırlardı; ama suçu sabit

Çocuk İşçi 4 Read More »

500-t-t

Efsane Hat 500T

Otobüs de akılda kalanlar bu kadar! “Şoför Ne Yerse Onu Yeriz” O zamanlar dışarıda yemek yemeyi hep ekmek arası olarak biliyordum.Genelde şoför ne alırsa, onunla paylaşır, birlikte yer, kalkardık. Trakya Garajının arkasında tamirciler vardı.Arabayı oraya götürdüğümüzde, tamircinin gösterdiği bir lokantaya oturduk.Kural belliydi: “Bana da aynısından ver,” dersin.Ismarlayan ne yerse, sana da aynısı gelir. Şoför tas

Efsane Hat 500T Read More »

Scroll to Top