Erdoğan

1963 yılında Ordu’da doğdum. Hayatımın gelişme süreci ise ağırlıklı olarak İstanbul’da şekillendi. Bu sayfalarda, bazılarına inanılması güç ya da abartılı gelebilecek ama benim için tamamen gerçek olan yaşam kesitlerini paylaşıyorum. Aynı dönemleri yaşamış, aynı havayı solumuş dostlardan da eleştirilerini ve katkılarını bekliyorum.

İstanbul-Kapalı-Çarşı-Çatısı

Çocuk İşçi 5

Çocukluk Arkada Kalıyor Bu, “İstanbul’a mal almaya gidiyorum” demekle,“İstanbul dışına montaja gidiyorum” demek aynı şeydi. Altın takası yapan biraderim daha rahattı; amcamla birlikte çalışırdı.Haftanın üç günü bizde, dört günü amcamlar da kalırdı.Amcam Üsküdar’da oturduğu için, bizim mahallelerdeki aksiyonlardan uzaktı. Babam hiç kravatsız ve tıraşsız gezmezdi.Kendine olan bu saygı, başkalarına da yansırdı.Mahallede kimseyle kavgamız yoktu. Ziyaretimize […]

Çocuk İşçi 5 Read More »

Altın zincir

İşe Başlama Hayatım

Altın Atölyesinde İlk Günler Akrabalar kuyumcu, ben de ele avuca gelecek kadar büyümüştüm…Derken bir gün kendimi Kapalıçarşı yolunda buldum. Amcam, eski usul altın rafinerisi ve ramat işleri yapıyordu.Aynacılar Caddesi’nde “Ordu Pazarı” adında kuyumcu dükkânı vardı.Bu arada ismi “OYAK’tan” değil, Ordu ilinden geliyordu. Dükkânın yanı sıra bilezik ve zincir atölyesi de vardı.Beni, ortağı olduğu zincir atölyesine

İşe Başlama Hayatım Read More »

Camii

Çocuk işçi 3

Mahallede Çocuk Olmak! Dayak, Camii ve Katır Hikâyeleri Benim anılarım, sizlere hikâye oldu (!) Yeni taşındığımız mahallede aile düzenimiz kısa sürede oturdu. İki büyük abim Gültepe Ortaokulu’na gidiyordu. Daha önce Çeliktepede otururken de aynı okula yazıldıkları için, taşınmak onlar için sadece yol değişikliğiydi. Zaten yaşça büyüktüler, arkadaş çevreleri vardı; biz küçükler gibi değil… Ben ve

Çocuk işçi 3 Read More »

Gazete 1979

Çocuk İşçi 4

16 Yaş ve Mahallede Değişen Rüzgârlar (1979) Yaşım artık 16’ya yaklaşmıştı.Mahallemizde neredeyse her gün jandarma kontrolü olurdu. Bizim bölgeden Çeliktepe Jandarma Karakolu sorumluydu. Her gece kapımız çalınır, “Sağcı ya da solcu birilerinin babası, babamdan yardım isterdi:‘Çocuğu karakola almışlar, bir el atsana…’” Babam da kimseyi kırmaz, kalkar giderdi. Muhtar “olur” verirse bazılarını bırakırlardı; ama suçu sabit

Çocuk İşçi 4 Read More »

500-t-t

Efsane Hat 500T

Otobüs de akılda kalanlar bu kadar! “Şoför Ne Yerse Onu Yeriz” O zamanlar dışarıda yemek yemeyi hep ekmek arası olarak biliyordum.Genelde şoför ne alırsa, onunla paylaşır, birlikte yer, kalkardık. Trakya Garajının arkasında tamirciler vardı.Arabayı oraya götürdüğümüzde, tamircinin gösterdiği bir lokantaya oturduk.Kural belliydi: “Bana da aynısından ver,” dersin.Ismarlayan ne yerse, sana da aynısı gelir. Şoför tas

Efsane Hat 500T Read More »

minübüs

Efsane Hat 500T

Ağlasak mı? Gülsek mi? Ağlasak mı? Gülsek mi? En unutamadığım günlerden biri ise hâlâ tam yerini bilmediğim, ama Hadımköy civarında olduğunu düşündüğüm bir futbol maçıydı.Otobüs dolusu futbolcu ve taraftarla gittik.O maç kavgasız biter mi? Asla bitmez. Bitti — ama bizimkiler sopayı yedi.Ben yine çocuktum tabii… Kaçış başladı. Bizim ehliyetsiz ortak, dönüş yolunda kahvede oturan, rakip

Efsane Hat 500T Read More »

302-mercedes

Efsana Hat 500T

Birde Bu Hikayesini Dinleyelim Birkaç yıl geçmişti; artık çevre de yavaş yavaş şekillenmeye başlamıştı. Bu gelişmeleri gören komşularımızdan Sarı Hilmi, eski bir Commer marka minibüsüyle yaptığı “Karsan dolmuşçuluğunu” hem yasal hâle getirmek hem de resmi bir hat kurmak istiyordu. Bunun için bulduğu iki kişiyle birlikte babamla görüşmeye geldi.Proje, babamın da kafasına yattı — ama eldeki

Efsana Hat 500T Read More »

plastik ayakkabı

Okul Zamanlarım

Çocuk kalmak çocuk, olmaktan daha zormuş Çocuk Kalmanın Yükü Çocuk kalmak, çocuk olmaktan daha zormuş.12 yaşındaki bir çocuktan ne beklenirse, o kadar yani. Biri ararsa, tanıdıksa gidip çağırıyordum ya da “şu saatte tekrar arayın” diyordum.Zaten meydandayız, oyun alanımız bol: biraz telefon, biraz top… Okulda hâlâ düzen yoktu. Bazen sabahçı 3. sınıf öğretmeni gelir, bir ders

Okul Zamanlarım Read More »

Yol döşemesi

Çocuk işçi

Mahalle Yeni Oluşmaya Başlıyor! Mahalle yeni yeni oluşuyordu. Arsa kavgalarından çok, yol kavgaları meşhurdu o dönemde — “şimdiki gibi yol verme kavgası değil, benim arsamdan yol için yer alamazsın” kavgasıydı. Her gün bir olay çıkardı.Evlerde gaz lambaları ya da “lüks” vardı. Gerçekten de lükstü, çünkü gazyağı her yerde bulunurdu. Bakkallarda tenekeyle satılırdı. Köşe başı birkaç

Çocuk işçi Read More »

çocuk-işçi

Çocuk işçi

Mahalleye Düzen Gelmeye Başladı. Babam muhtarlık görevini aldıktan sonra mahallede kendi çapında bir düzen kurmaya başladı. Herkesin bildiği gibi ortada bir belediye hizmeti yoktu, ama bizim evin içinde kurulan o küçük masa, bir nevi belediye gişesi gibi çalışıyordu. Gelen gidenin evrakı, derdi, yolu, suyu babamla halloluyordu. Herkesin babasıydı bir nevi. Yol açma işi tam bir

Çocuk işçi Read More »

Scroll to Top